Startup’lardan Fortune 500 şirketlerine kadar, teknoloji kuruluşları pozisyonlarını sürekli olarak yeniliklerle güçlendirmeye odaklanıyor. Yeni teknolojilerin dünya genelinde benimsenmesiyle birlikte, bu sektördeki liderlerin, yeni ürün ve hizmetleri devreye almanın karmaşıklığını ve iş dönüşümü üzerindeki etkisini anlamaları giderek daha da önemli hale geliyor.
KPMG Türkiye olarak, “KPMG Perspektifinden Teknoloji Sektörüne Bakış” başlıklı raporumuzda sektörde inovasyondan, dayanıklılığa; yatırımlardan web3 konularına ve vergiden döngüsel ekonomiye kadar bütüncül bir bakış açısı sunmayı amaçladık.
İşte rapordan bazı öne çıkan noktalar:
Bulut Bilişimde Türkiye’nin Büyüme Potansiyeli
Türkiye’deki bulut bilişim pazarına bakıldığında, pazarın 2021-2026 döneminde tahmini %28,3 CAGR (yıllık bileşik büyüme oranı) ile büyüyeceği ve 2024 senesinde 3.1 milyar dolara ulaşacağı ön görülmektedir.
Türkiye’deki bulut bilişim kullanıma bakıldığında ise 2021 senesinde IDC’nin yaptığı araştırmaya göre şirketlerin %9’u açık bulut, %35’i özel bulut, %55’i ise hibrit bulut kullandığı değerlendirilmiştir.
Türkiye bulut bilişim pazarındaki büyümenin temel itici güçleri arasında işletmelerin bulut tabanlı çözümleri giderek daha fazla benimsemesi, gelişmiş veri analitiği araçlarına yönelik artan talep ve IoT cihazlarının artan kullanımı yer almaktadır.
Döngüsel Ekonomi ve Dijital Dönüşüm
Son on yılın önemli gündemlerinden biri, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda mevcut iş yapış biçimlerinde köklü değişim ihtiyacı olarak karşımıza çıkıyor. Döngüsel ekonomi, atık miktarını azaltarak, hammadde kullanımını verimli hale getirerek ve ürünlerin yaşam döngüsünde daha akıllıca yöneterek iklim sorunlarına çözümler sunuyor.
Döngüsel ekonominin benimsenmesiyle önemli ölçüde emisyon azaltımı ve ekonomik faydalar elde edilebilir.
Dijital teknolojiler, bu dönüşümü gerçekleştirmek için büyük veri ve analitik bilgi sağlayarak işletmelerin kaynakları daha akıllıca kullanmasına olanak tanıyor. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve dijital teknolojilerin entegrasyonuyla döngüsel ekonomi, çevresel ve ekonomik açıdan daha sürdürülebilir bir gelecek için önemli bir yol haritası sunmaktadır.
Dayanıklılık (Resilience) Yönetiminin Önemi
Teknoloji sektörü, dayanıklılık ve esnekliği sağlamak için Resilience yaklaşımına büyük önem vermektedir. Sürekli gelişen bu süreç, özellikle teknoloji sektöründe yazılımsal hizmetler, donanım, yarı iletkenler ve ekipmanlar gibi farklı grupları içerir.
Teknoloji sektöründeki iş sürekliliği, sadece sistemlere dayalı olmamalı, aynı zamanda güçlü risk yönetimi, siber güvenlik, fiziksel güvenlik, sürdürülebilirlik ve iş sağlığı gibi disiplinleri de içermelidir. Pandemi gibi olağanüstü durumlar, sektörün hızlı tepki verme becerisini vurgulamaktadır.
Metaverse ve Diğer Web 3.0 Uygulamaları Uyuşmazlıkları
Metaverse ve Web 3.0 teknolojileri, sanal ve artırılmış gerçeklik cihazları aracılığıyla 3D sanal ortamları destekleyen ve İnternet’in varsayımsal bir yinelemesi olarak nitelendirilen çevrimiçi platformlardır. Metaverse kullanıcıları arasında uyuşmazlıklar, izinsiz avatar kullanımı, sanat eserlerinin kopyalanması, emlak ve miras aktarımı gibi konularla ortaya çıkabilir.
Aynı şekilde, platform sağlayıcılarıyla kullanıcılar arasında da alan kapatma, gelir aktarımı ve güvenlikle ilgili sorunlar nedeniyle uyuşmazlıklar oluşabilir. Web 3.0 teknolojileri içerisinde yer alan NFT’ler, kripto paralar ve akıllı kontratlar da uyuşmazlık potansiyelleri taşır. NFT’lerde fikri mülkiyet haklarının ihlali, kripto paralarda değer kaybı ve akıllı kontratlarda yapılan hatalar gibi durumlar kullanıcılar arasında anlaşmazlıklara sebep olabilir. Bu uyuşmazlık potansiyellerinin çözümü için adil yasal düzenlemeler ve kullanıcı haklarını koruyacak mekanizmaların oluşturulması önemlidir.
Türkiye’de Teknoloji Sektörü Yatırımları Genel Görünümü
Pandeminin etkisiyle birlikte teknoloji sektörü hızlı bir dijital dönüşüm yaşadı ve birleşme ve satın alma işlemleri ile startup yatırımları büyük bir talep gördü. Dijital altyapısı güçlü olan şirketlerin dijital dönüşüme uyum sağlamaları ve yeni teknolojileri benimsemeleri önem kazandı.
2020’de teknoloji sektöründeki yatırımlar rekor seviyelere ulaştı. 2021’de işlem hacminde düşüş olsa da işlem sayısı arttı. 2022’de ekonomik belirsizlikler, enflasyon ve tedarik zinciri sorunları nedeniyle M&A işlemleri ve startup yatırımlarında düşüş yaşandı. Ancak gelecekte bu belirsizliklerin ortadan kalkmasıyla teknoloji sektöründe yatırımların hızla artması öngörülüyor.
Teknoloji Sektöründe Vergi Gündemi
Teknoloji sektörü, son yıllarda Türkiye’nin ekonomik büyümesine ve istihdamına önemli katkılar sağlamakta olup Türkiye’nin teknoloji sektörü, dünya genelindeki teknoloji trendlerini takip etmekte ve inovasyon, yaratıcılık ve verimlilik açısından oldukça önemli bir potansiyele sahiptir. Türkiye’nin teknoloji sektörünün gelişiminin dünyada olduğu gibi vergi politikaları tarafından da desteklenmesinin çok önemli bir unsur olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Son dönemde Türkiye’de teknoloji sektörü için yapılan vergi düzenlemelerinden kısa başlıklar şeklinde bahsedecek olursak;
• Ar-Ge Teşvikleri
• KOSGEB Desteği
• Genç Girişimcilere Gelir Vergisi İstisnası
• Ek Kurumlar Vergisi; Nam-ı Diğer Deprem Vergisi
• Teknopark Şirketlerinin Kazançlarının %2 Kadarını Girişimlere Sermaye Olarak Yatırım Yapma Zorunluluğu
• Bilişim Personeli İçin Teknoloji Geliştirme Bölgeleri ve Ar-Ge/Tasarım Merkezlerinde Uzaktan Çalışma Oranı





