İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

FINANCE IN MOTION YATIRIM UZMANI DİLARA ALP: “AB TAKSONOMİSİ, GETİRİSİ YÜKSEK YATIRIM FIRSATIDIR”

İklim krizi ile karşı karşıya kalan dünyanın 2050 Karbon Nötr hedefini de işaret eden “2023’e Doğru, 2050 Ufku” ana temasıyla Forum İstanbul, Türkiye’nin dünyanın lider ülkeleri arasında yer alması hedefine katkı sunmaya devam ediyor.

Dünya Gazetesi Canlı Yayın Sponsorluğu ile web sitesi, Twitter, Youtube, Facebook ve LinkedIn adreslerinden eş zamanlı olarak canlı yayınlanan “2023’e Doğru, 2050 Ufku” başlıklı Forum İstanbul’un stratejik partnerliğini 20 yıldır olduğu gibi bu yıl da Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) üstleniyor. Türk Telekom ise Oturum Sponsoru olarak Türkiye’nin vizyon zirvesi Forum İstanbul’a destek veriyor. Ana Sponsorlar kategorisinde ise APS Tekstil, Denizbank, Green For Growth Fund, Gülsan Holding, Türkiye Ekonomi Bankası (TEB), Türkiye İş Bankası, Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) bu yıl Forum İstanbul’a katkılarını sunuyor. 

Bu yıl çevrimiçi olarak 21’inci kez düzenlenen zirvenin ikinci gün oturumları Türk Kahvesi Sohbetleri ile başladı. saat 10:00-10:15 arasında gerçekleştirilecek Türk Kahvesi Sohbetleri bölümünde, Forum İstanbul YK Üyesi Selen Okay-Akçalı yönetiminde Akkök Holding İcra Kurulu Başkanı Ahmet Cemal Dördüncü ile, “Kadının Yarattığı Farklar” başlığı altında, kadınların iş dünyasında sağladığı katma değerleri konuştu.

Şirketlerde karlılık ve gelir kadar önemli bir kalem olan sürdürülebilirlik için kadın güçlü rolüne, önemli katkılarına değinen Akkök Holding İcra Kurulu Başkanı Ahmet Cemal Dördüncü, kadının şirketler için de sürdürülebilirliğin kalbinde yer aldığına dikkat çekti.

Bütün dünyada kadınlar tarafından yönetilen ülkelere bakın! İşte bir Covid dönemi yaşadık, bir Pandemi dönemi yaşadık. En başarılı ülkeler hangisiydi; kadınlar tarafından yönetilen ülkelerdi. Alın size Yeni Zelanda mesela, değil mi?” sözleri ile yönetim örnekleri açısında başarılı vakalara değinen Dördüncü, kendisinin hayatını şekillendirenlerin ağırlıklı olarak kadınlar olduğunu da belirtti.

Dördüncü, Akkök Holding İcra Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyesi rolünün yanı sıra, Birleşmiş Milletler Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanlığı, %30 Kulübü Türkiye Chapter Başkanlığı, Yanındayız Derneği Kurucu üyeliği ve Yönetim Kurulunda Kadın Derneği Mentörü Danışma Kurulu üyeliğini görevlerini yürütüyor.

SON 20 YILDA TÜRKİYE’YE YABANCI SERMAYE GİRİŞİ 242 MİLYAR DOLAR

“Yeşil Finansman ile Temiz Enerji” başlıklı günün ikinci oturumu öncesinde konuk konuşmacı T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Bakan Yardımcısı Murat Zaman söz aldı.

Türkiye ve dünyanın son 20 yılında özellikle bugün 1970 ve 1980’li yılları temsil eden kuşakların en çok değişim gören kuşak olduğunu belirten Zaman, “Tedarik zinciri sisteminde Türkiye önemli bir yerde diyebiliriz. Ülkemizin altyapısının ne kadar güçlü olduğunu, pandemi döneminde gösterdik. Bizler evimizde çalışabilirken, çocuklarımız yan odada eğitimlerine devam etti. İhtiyaçlarımız, kargo şirketleri tarafından neredeyse aksaksız bizlere ulaştı. Ancak yurt dışında böyle bir konfor alanı yoktu. Bunlar da lojistik, ticaret ve teknolojik altyapılarının bizlere, Türkiye’ye sağladığı katma değer oldu.” dedi.

Pandemi sırasında Hazine’de genel müdür olarak çalıştığını hatırlatan Zaman, “Belki de dünyanın en büyük kredi operasyonlardan birisini sahada ve çevrimiçi olarak gerçekleştirdik. Çok kısa bir sürede büyük bir kredi paketi ulaştırıldı. Pandemi sonrası Türkiye’nin gösterdiği büyüme, bir miktar da o dönemde verilen kredinin ne kadar önemli olduğunu bize gösterdi.” sözleri ile Türkiye’nin sahip olduğu avantajların sonuçlarına dikkat çekti.

Türkiye’nin 1984-2001 yılları arasında toplam 13,5 milyar dolarlık yabancı sermaye girişine şahit olduğunu, 2002’den bugüne toplam uluslararası sermaye girişinin 242 milyar dolara ulaştığını hatırlatan Zaman, “Bu rakamlar dünyanın, Türkiye’yi tedarik zincirinde önemli bir parçası olarak görmesinin en önemli işaretlerinden.” dedi.

Enerji bağımlılığının Türkiye’nin en zayıf karnını oluşturduğuna vurgu yapan Zaman, bu anlamda gezegenle en barışık çözüm olan yenilenebilir enerjinin önemine değindi. Zaman, 0 karbon politikası üretim merkezlerinin de ana belirleyicisi olmaya başladığını vurgu yaptı.

Ardından Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası GMY Özlem Cinemre yönetiminde; İslam Kalkınma Bankası Grup Bölge Merkezi Türkiye Ülke Operasyonları Müdürü Dr. Mohamed Ishthiaq Akbar, Finance in Motion (GGF Danışmanı) Yatırım Uzmanı Dilara Alp, Fiba Grubu Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu Üyesi Mehmet Güleşci ve TİM Kadın Konseyi Başkan Yardımcısı, Sürdürülebilirlik ve Sosyal Sorumluluk Komitesi Nilgün Özdemir, “Türkiye: Yeşil Üretim Üssü” başlıklı oturumda aşağıdaki soruların yanıtlarını aradılar:

  • Artan enerji fiyatları, tedarik zinciri aksaklıkları, artan navlun fiyatları ve konteyner kıtlığı küresel ekonomiyi nasıl etkiliyor?
  • Yeniden şekillenen küresel tedarik zincirinde Türkiye, jeopolitik konumu ve sunduğu maliyet avantajı sayesinde stratejik üs haline nasıl gelebilir?
  • Türkiye’nin yabancı yatırımcıları sunduğu avantajlar sebebiyle Avrupa ile Asya arasındaki elverişli ve stratejik coğrafi konumu sayesinde üçüncü ülkelere ihracat için bir merkez olma potansiyelini artırarak nasıl sürdürülebilir?
  • Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasının enerji yoğun ve kaynak yoğun sektörlere göre etkilerine karşı eylem planı ne olmalıdır? Sektörler üzerinde oluşacak artan maliyetlere ve ekonomik etkilerine yönelik hangi çalışmalar yapılmalıdır?
  • AB tarafından belirlenecek metodoloji/standartlar çerçevesinde belgelendirme faaliyeti nasıl yürütülmelidir?
  • Uluslararası ticaretin kurallarının karbon emisyonları üzerinden şekilleneceği önümüzdeki 10 yılda, Türkiye düşük karbonlu bir ekonomik modeli hayata geçirerek, ticari rekabet gücünü nasıl artırabilir ve dönüşümü nasıl bir fırsata çevirebilir?
  • AB başta olmak üzere, üçüncü ülkelere ihracatta rekabet şansının korunması ve güçlendirilmesi için atılacak adımlar sayesinde ülkemizin ‘’küresel değer zincirlerine’’ entegrasyonunun geliştirilmesi ve uluslararası yatırımlardan alacağı payın artırılması nasıl sağlanabilinir?
  • 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren geçerli olan AB Sürdürülebilirlik Taksonomisi (EU Taxonomy) kurallarına uyum için izlenecek yol haritası nedir?

AB’NİN SINIRDA KARBON DÜZENLEMESİ, TÜRKİYE’NİN TEDARİK KASINI GÜÇLENDİRDİ

Türkiye’nin ekonomik kalkınmasında ihracatın sahip olduğu öneme dikkat çeken TİM Kadın Konseyi Başkan Yardımcısı Nilgün Özdemir, Kovid-19 sürecinin küresel üretim ve tedarik zincirinde yarattığı problemlerin, Türkiye’ye çok önemli bir değer kattığını hatırlattı.

Bu süreçte stok maliyetlerinin de öneminin fark edildiğini belirten Özdemir, “Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon düzenleme mekanizması ile uzaktan tedariki caydıracak vergi düzenlemeleri yapması, bizlerin de AB’ye hızlı entegrasyon kabiliyetimiz nedeniyle yine tedarik kasımıza güç katan bir süreç oldu. Yanı sıra, enerji konusu da yine önemli bir gündem. Çünkü taşımacılıkta kullanılan araçlar, yüksek motorlara ihtiyaç duyuyor. İklim değişikliğine bağlı olarak da, sürdürülebilirlik koşullarına uyum ihtiyacı en yüksek seviyeye çıkmış ve tüm ülkelerde tedarikte daha az karbon salınımı hedefleniyor. Türkiye olarak burada da şanslıyız. İhracatımızın önemli bir kısmı AB’ye. Bu da ihracatçılar için entegre bir çalışma anlamına geliyor. TİM olarak bu konuda ilk eylem planını açıklayan sivil toplum kuruluşuyuz.”dedi.

TÜRKİYE’NİN ARTILARI, DAHA ÇOK YATIRIM ÇEKMESİ İÇİN ÖNEMLİ BİR AVANTAJ

Kovid-19 şüphesiz bütün tedarik ve değer zincirinin dönüşümü yönünde önemli bir etkiye sebep olduğunu söyleyen İslam Kalkınma Bankası Grup Bölge Merkezi Türkiye Ülke Operasyonları Müdürü Dr. Mohamed Ishthiaq Akbar, “Hali hazırda pek çok sorun söz konusu. Bu da bizi yeniden düşünmeye, küresel değişime bakmaya yöneltiyor. Daha dirençli ve dinamik olmalıyız küresel zincir içerisinde. Bu süreçte, Türkiye özelinde jeopolitik konum önemli bir avantaj oldu. Bir diğer avantaj ise fiziksel yakınsaklık; yani, kaynak üretimi ve bunun dağıtım ağının içerisindeki süreci. Türkiye’nin oluşturacağı çevresel ortam, istikrarlı sosyal ve ekonomik şartlarda az önce saydığım getirilerin yatırım olarak yansımasına katkı sunacak ve Türkiye’nin şoklara direncini artıracak.” dedi.

AB, TAKSONOMİSİ İLE, SINIRLARI İÇERİSİNDE FİRMALARIN REKABET GÜCÜNÜ ARTIRACAK

AB’nin 2030 iklim hedeflerini ve Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın uygulanabilirliğini destekleyen, 2050 yılı iklim-nötr hedefine ulaşmak içinAB Taksonomisi’nin önemli bir araç olduğunu hatırlatan Finance in Motion (GGF Danışmanı) Yatırım Uzmanı Dilara Alp, “Taksonomi, hangi kuralların çevresel açıdan sürdürülebilir olacağı konusunda bir kural zinciridir. Bilimsel bir dayanağı vardır. AB’nin uzun vadeli iklim hedefleri için bir politika aracı olarak ortaya çıktı. Yani stratejik bir görevi olduğunu da söyleyebiliriz.” sözleri ile yaklaşımın AB açısından stratejik önemine de dikkat çekti.

Taksonomi kapsamında belirlenen çevresel hedeflerin, iklim değişikliği, kaynak kullanımı, döngüsel ekonomiye geçiş konularında yardımcı kriterlere sahip olduğunu hatırlatan Alp, “Diğer yandan AB, taksonomiyi, kendi firmalarının küresel rekabet gücünü artırabilmek için bir strateji olarak da kullanıyor. Türkiye’ye baktığımızda ise, Yeşil Mutabakat açısından şirketlerimiz, belli standartlarda ve ölçeklerde bir uyum sürecine tabi olacaklar. Büyük resimde Türkiye’nin bir politika seviyesinde Yeşil Mutabakata uyum sağlayacağını görüyoruz. Türkiye’nin, Yeşil Mutabakat doğrultusunda açıklayacağı kurallar ile, bu alanda yapılacaklar ve Türkiye’de AB ile entegre olan şirketlerin atması gereken adımlar daha da netleşecek.” dedi.

Alp; taksonominin maliyetli bir kısıtlamadan çok, getirisi yüksek bir yatırım fırsatı olarak görülmesi gerektiğini altını çizdi.

ENERJİ VERİMLİLİĞİ PROJELERİ HEM DÜŞÜK MALİYETLİ HEM DE KÂRLI YATIRIMLAR

2007 yılından itibaren Fiba’nın yenilenebilir enerji alanına önemli yatırımlar yaptığını hatırlatan Fiba Grubu Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu Üyesi Mehmet Güleşci, “Geçen sene toplam kurulu gücü 200 MW olan rüzgâr santralimizle birlikte Fiba olarak yenilenebilir enerjide toplam kurulu gücümüz 580 MW’a ulaştı.Bu alanda büyümeye devam etmek istiyoruz. Mevcut rüzgâr santrallerimizde 150 MW’lık kapasite artışı, yine hibrit santral fırsatları nedeniyle 6 tane rüzgar santralimizde 150 MW’lık güneş panelleri koyarak kapasiteyi artıracağız.” ifadeleriyle yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarına vurgu yaptı.

Sınırda Karbon düzenlemesi kapsamında Türkiye’de şirketlerin kaynak ve enerji kullanımlarını daha verimli hale getirmelerinin önemine değinen Güleşci, “Şirketlerimiz enerji kullanımları içerisinde yenilenebilir enerji kullanımının payını artırmalılar.Yanı sıra, yine kendilerine uygun bir modelle karbon ayakizlerini hesaplamaları ve buna yönelik enerji verimlilik projelerine ağırlık vermeleri oldukça önemli. Çünkü bu tip projeleri hayata geçirmek için artık ucuz maliyetli finansman saptanıyor. Ve bu gibi projeler yarattığı verimlilikle şirketler için çok kârlı yatırımlar oluyor.”dedi.

“KÜRESEL GİRİŞİMCİLİĞİN YOL HARİTASI” & “TARIM 5.0: TARIM VE GIDA TEKNOLOJİLERİNİN GELECEĞİ”

Günün ikinci oturumu geçilmeden önce Türk Kahvesi Sohbetleri programı kapsamında saat 15:00-15:15 aralığında Dorman Capital Kurucusu ve Başkanı Ebru Dorman’ın yönetiminde Insider Pazarlamadan sorumlu GMY Merve Nazlıoğlu, “Küresel Girişimciliğin Yol Haritası” başlığını girişimcilik ekosistemini küresel bir bakış açısı ile değerlendirecekler.

Saat 15:15-16:30 tarihleri arasında gerçekleştirilecek günün ikinci oturumunda “Tarım 5.0: Tarım ve Gıda Teknolojilerinin Geleceği” başlığında aşağıdaki sorulara yanıt aranacak:

  • Tarım Teknolojisi ve Gıda Teknolojileri ile nasıl bir değişim sürecinin içindeyiz?
  • Tarım 5.0 ile maliyetlerin düşürülmesi ve verimliliğin artırılması nasıl sağlanabilir?
  • 2050 yılında 10 milyara ulaşacak olan dünya nüfusunu beslemek için gereken rekor düzeydeki gıda ihtiyacı hangi yeni teknolojiler ile karşılanacak?
  • Tarım tedarik zincirinde, büyük veri ve blockchain teknolojileri nasıl bir dönüşüm sağlayacak?
  • Yeryüzündeki toplam tatlı su kaynaklarının yüzde 70’i tarımda kullanılıyor iken geliştirilmesi gereken akıllı su kullanımı politikaları neler olmalıdır?
  • Çiftçilerimize teknik altyapı ve eğitimin sağlanması, e-tarım uygulamalarında standart belirleyici mevzuatların belirlenmesi, alt yapı yatırımlarının mobil operatörler ile yaygınlaştırılması, akıllı tarımın devlet politikası olarak uygulama ve sistemlerin yaygınlaştırılması, 5G kullanımına yönelik üretilecek tarımsal alet, ekipman ve yerli yazılımların teşviklerle desteklenmesi için, kamu-özel sektör eşgüdüm ve iş birliği ile nasıl bir yol haritası izlenmelidir?
  • Alternatif protein kaynakları için geliştirilen teknikler nelerdir?

Konuk konuşmacı Gelecek Tasarımcısı ve Tarım Odaklı Yatırımcı Stuart Oda’nın görüşleri ardından Dünya Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar yönetiminde, Tabit Kurucu Ortak Tülin Akın, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknoloji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Emin Çalışkan, WWF Türkiye YKB Nafiz Karadere, Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç yukarıdaki sorular ışığında tarım ve gıda teknolojilerinin geleceğini konuşacak.

Oturumu çevrimiçi olarak aşağıdaki Youtube link’i aracılığı ile takip edebilirsiniz: